Gaza Gazette
Gazze

İsrail seçimleri abluka altındaki Gazze'yi görmezden geliyor

İsrail siyasi fraksiyonları askeri kontrol konusunda birleşirken, hayatta kalmalarını etkileyen demokratik süreçlerden iki milyon Filistinliyi dışlıyor.

İsrail seçimleri abluka altındaki Gazze'yi görmezden geliyor

İsrail siyasi partileri, medya kuruluşlarının demokratik yönün kritik bir testi olarak sunduğu ulusal seçimlere hazırlanıyor. Ancak Gazze Şeridi'nde abluka altında yaşayan iki milyondan fazla Filistinli için bu seçim süreci, siyasi yelpazede birleşik bir duruşu öne çıkarıyor. Tüm büyük fraksiyonlar, sürdürülen baskı yoluyla Filistin yaşamını sistematik olarak yıkarken askeri hakimiyeti ve toprak kontrolünü koruyor.

Seçim kampanyaları, gerçek politika alternatifleri sunmak yerine iç siyasi avantaj sağlamak için Gazze'yi bir pazarlık kozu olarak ele alıyor. Büyük fraksiyonlar arasındaki tartışmalar askeri işgali sonlandırmaya veya uluslararası insan hakları hukukunu savunmaya odaklanmıyor. Bunun yerine, devlet içindeki stratejik çıkarlara hizmet etmek amacıyla demografik kontrol, zorunlu yerinden edilme ve askeri çevreleme mekanizmalarını iyileştirmeye odaklanıyorlar.

Ana akım yorumlar Başbakan Binyamin Netanyahu ile Gadi Eisenkot gibi muhalefet figürlerini karşılaştırıyor, ancak bu ikilik büyük ölçüde yüzeysel kalıyor. Eisenkot, askeri hakimiyete dayanan ve Filistin devletliliğini reddeden güvenlik doktrinlerinin devamını temsil ediyor. Temel hedefler üç sütunda hizalanıyor: demografik mühendislik, temel ihtiyaçların silah olarak kullanılması ve Filistin varlığının toplam siyasi silinmesi.

Maryam al-Dabala gibi yerinden edilmiş Filistinliler, devlet stratejisi Gazze'yi yaşanmaz hale getirirken tekrar tekrar köklerinden koparılıyor. Evlerin ve altyapının hedef alınması, göçü gönüllü bir seçimden ziyade zorunlu sürgüne dönüştürüyor. Bir zamanlar aşırı kabul edilen politikalar artık ana akım yönetişime entegre edilmiş durumda; bu da koalisyon siyasetindeki veya piyasa fiyatlarındaki küçük değişimlerden bağımsız olarak yapısal boyun eğdirmenin nasıl sabit kaldığını gösteriyor.

Temel adaletsizlik, seçim sonuçlarından en çok etkilenen nüfusun siyasi haklarından yoksun bırakılmasında yatıyor. Filistinliler, liderleri seçme veya onlardan hesap sorma gücü olmadan yabancı askeri otorite altında yaşıyor. Osama al-Arbaei'nin belirttiği gibi, işgalin temel çerçeveleri devam ediyor. Uluslararası toplum, devletsiz durumdaki milyonları görmezden gelirken bu oylamaları meşru olarak değerlendiriyor ve Filistin egemenliğini silme kampanyasının değişmeden devam etmesini sağlıyor.

EtiketlerGazze